KCAL
KALORİ HESAPLAMA FORMU





HESAPLA

-

BLOG

KETOJENİK DİYET KETOJENİK BESLENMEYE BİLİMSEL VE TARİHSEL BAKIŞ

KETOJENİK DİYET KETOJENİK BESLENMEYE BİLİMSEL VE TARİHSEL BAKIŞ

Ketojenik beslenme ketojenik diyet nedir  sorusu son yıllarda en çok duyduğumuz sorulardan biri. FitChef ekibi olarak ketojenik beslenme veya diğer ismiyle ketojenik diyet ve keto hakkında bilimselve tarihi bilgilerle süslenmiş bir yazı hazırladık. Bu yazıyı okuduktan sonra ketojenik diyet  veya ketojenik beslenme hakkında söz sahibi olacaksınız.

TARİHÇESİ

Ketojenik beslenme, otizm, epilepsi gibi bazı sinir sistemi hastalıklarının tıbbi beslenme tedavisi olarakgörülmekle beraber; günümüzde kanser, tip 2 diyabet, obezite gibi metabolik hastalıkların tedavisinde de etkili olduğu ile ilgili çalışmalar mevcuttur. Ketojenik diyet geçmişte epilepsi hastalarının hastalığının tedavisinde de kullanılmıştır. 2 hafta boyunca ketojenik diyet uygulanan hastalarda olumlu gelişmeler görülmüştür.

Ketojenik diyet ismi ilk olarak 1911 yılında Fransız doktorlar Guelpa ve Marie’nin kullanımı ile literatüre girmiştir. Ketojenik diyetin bugünkü halini almasında öncülük eden ilk besin değeri planlaması  1921 yılında Amerikadaki Mayo kliniğinde gerçekleşmiştir. !930 laraketojenik diyet yaygın bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Sonrasında 1993’de İngiltere yeniden popüler olan ketojenik diyet yıllarca koarbonhidrat ağırlıklı beslenmeyi pazarlayan reklam kampanyalarının gölgesinde kalmıştır. Nihayet son 10 yılda ketojenik diyet veya ketojenik beslenme ismi sıkça duyulmaya başlanmıştır.

Milattan önceki dönemlere baktığımızda tahılın toplanması ve elde edilmesi geç keşdefedildiğinden insanoğlu uzun yıllar ketojenik diyete benzer şekilde yağ ağırlıklı bir beslenme uygulamıştır.

 

İŞLEYİŞİ

Basit bir şeklide ketojenik diyetin işleyişi şu şekildedir. Fizyolojik olarak vücut enerji için ilk başta karbonhidrat mekanizmasını kullanmayı tercih eder ve bu sebeple glikojen depoları ile glikoz molekülleri devreye girer. Ketojenik beslenmede ise, vücut karbonhidrat yoksunluğundan ötürü birincil enerji kaynağı olarak ketonları kullanır. Ketoz, vücutta yağların kullanıldığı yani vücudun yağ depolarını enerjiye dönüştürdüğü ve bu süreçte ketonları serbest bıraktığı metabolik bir durumdur. Bu şekilde vücut ‘’Ketozis’’ olarak adlandırılan enerji için yağların kulllanıldığıfarklı birmetabolik sürece girer.

Klasik bir ketojenik beslenmede toplam alınan enerjinin %75’ ini yağlar, %20’ sini proteinler ve %5’ ini karbonhidratlar oluşturmaktadır. Kişiye göre bu oranlarda ufak esneklikler yapılabilir.

 

Ketozisin Yan Etkileri;

Ketojenik beslenmenin birinci haftasından sonra Ketozise giren vücutta bazı semptomlar görülebilmektedir. Bu semptomların en belirgin olarak gözlenenleri; yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, ağızda aseton kokusu ve kabızlıktır. Ancak yeterli miktarda su ve sebze tüketimi olduğu taktirde bu yan etkiler görülmeyebilir. Ketojenik diyette düşük miktarda karbonhidrat tüketiyor olmak, vücutta suyun tutulmasını da azaltacağı için elektrolit dengesini sağlayabilmek adına yeterli miktarda su tüketiyor olmak oldukça önemlidir. Yeterli sebze tüketimi ise, vücut için gerekli vitamin ve minerallerin alınabilmesi için ve beslenmenin sağlıklı sürdürülebilirliği için oldukça önemlidir.

 

Ketozise Ne Zaman Girilir?

Bu süreç makro besinlerin (karbonhidrat, protein, yağ) dağılım oranlarına ve kişiden kişiye değişmekle beraber genellikle 3-5 gün içerisinde vücut ketozise girer.

Ketojenik Beslenmenin Olası Pozitif Etkileri;

  • Vücut ağırlığında azalmaya, yağ kaybına neden olmaktadır.
  • Bazı hastalıkların tedavisinde etkili olabilmektedir.
  • Açlık sürelerinde uzamaya neden olabilmektedir.

Ketojenik Beslenmenin Olası Negatif Etkileri;

  • Bağırsak geçirgenliğine yol açabileceği ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır.
  • Tip 1 Diyabetli bireyler insülin ve kan şekeri kontrolünü sağlayamıyorsa bireyketoasidoza girebilir veölümcül riski olabilir.
  • Sporcularınantrenman/yarışma sırasında yorgunluk sürelerini kısalttığı için optimal performansa ulaşamadıklarını gösteren çalışmalar mevcuttur.

Ketojenik Beslenme ile İlgili Yanlış Bilinenler;

Ketojenik beslenmeyi, yüksek protein diyeti olarak görmek doğru değildir. Ketojenik beslenme sürecinde alınan protein miktarı, sağlıklı ve dengeli beslenmede önerildiği kadardır. Fazlasının tüketilmesi, vücudun ketozise girmesini engelleyecektir.

Yüksek şeker içeren meyvelerin ve süt ürünlerinin bu beslenme sürecinde fazla tüketilmesi içerdikleri şekerden dolayı doğru değildir ama azar miktarda, oranları aşmayacak şekilde tüketiliyor olması da bir problem yaratmayacaktır.

 

Ketojenik Beslenmede Sıklıkla Tüketilebilecekler Besinler;

Kuruyemişler (Ceviz, Badem, Fındık, Kaju Fıstığı, Kabak Çekirdeği, Ay Çekirdeği, Yer Fıstığı)

Şekersiz Fıstık Ezmesi, Şekersiz Fındık Ezmesi, Şekersiz Badem Ezmesi

Keten Tohumu, Chia Tohumu, Susam, Çörek otu

Avokado

Hindistan cevizi

Tahin

Siyah/ Yeşil Zeytin, Zeytin Ezmesi

Yumurta

Yağlı Balıklar (Somon, Ton Balığı, Uskumru)

Yağlı Kırmızı Et (Antrikot, Döş kısmı)

Tavuk But, Tavuk Kalça, Tavuk Kanat

Tam Yağlı Peynirler ( Kaşar Peyniri, Labne Peyniri, Krem Peyniri, Ezine Peyniri, Cheddar Peyniri)

Hindistan Cevizi Yağı, Zeytinyağı

Krema, Tereyağ

Sebzeler ( Mantar, Kabak, Ispanak, Brokoli, Kuşkonmaz, Domates vb.)

 

Ketojenik Beslenmede Az Sıklıkla Tüketilebilecekler Besinler;

Limon, Nar, Berries (Ahududu, Böğürtlen, Çilek, Yaban Mersini vb.)

Yoğurt, Süt

Bezelye, Havuç

 

Ketojenik Beslenmede Tüketilmemesi Gereken Besinler;

Tahıllar (Yulaf,Bulgur, Buğday, Pirinç, Şehriye, Erişte, İrmik, Makarna,Kinoa)

Ekmek, Simit, Poğaça, Galeta vb. Unlu Mamüller

Kurubaklagiller (Nohut, Kuru fasulye, Siyah Fasulye, Barbunya, Kırmızı/ Yeşil Mercimek, Kuru Börülce)

Kahvaltılık Gevrekler

Şekerler ve Şekerli Yiyecekler (Beyaz Şeker, Esmer Şeker, Bal, Pekmez, Tatlı, Dondurma)

Şekerli ve Asitli İçecekler

Patates

Muz

Alkollü İçecekler (Bira, Kokteyller vb.)

Hazır Yemek Sosları

Hazır Paketli Ürünler

 

Bu bilgiler doğrultusunda, bir beslenme uzmanı yardımı ilebireyin sağlık durumu göz önüne alınarak yeterli miktarda su ve sebze tüketimine ve sağlıklı yağ kaynaklarının tercih ediliyor olmasına da dikkat ederek kısa sürede sonuçlar almak için ketojenik beslenme önerilebilir.Sporculardaketojenik beslenme ile ilgili yapılan çalışmalarda ise kesin sonuca varılamamakla beraber, performanslarını olumsuz etkileme sebebi ile çok fazla önerilmemektedir. Sporda ketojenik beslenme konulu yazımızı yakında sizinle paylaşacağız.